Ancak Navarc’ın mühendislik yaklaşımına göre enerji verimliliği bataryadan önce, teknenin suyla kurduğu ilişkide başlıyor.
Bir deniz aracı hareket ederken gövde üzerinde sürtünme, basınç ve dalga oluşumundan kaynaklanan hidrodinamik dirençler meydana gelir.
Motorun ürettiği gücün önemli bir bölümü bu direnci aşmak için kullanılır.
Dolayısıyla daha düşük direnç oluşturan bir gövde, aynı operasyon görevini daha düşük enerji ihtiyacıyla yerine getirebilir.
Navarc'ın “Akıllı Gövde Mimarisi” yaklaşımının temelinde bu prensip bulunuyor.
Gövde geometrisi yalnızca estetik veya iç hacim kriterleri üzerinden değil; servis hızı, yük dağılımı, rota karakteri ve sevk sistemiyle birlikte geliştiriliyor.
CFD analizleri sayesinde farklı gövde geometrileri üretime geçmeden önce dijital ortamda karşılaştırılabiliyor.
Gövde direnci, trim davranışı ve akış karakteri gibi parametreler incelenerek tasarım üzerinde iteratif iyileştirmeler gerçekleştiriliyor.
Bu yaklaşım özellikle batarya ağırlığının ve enerji depolama kapasitesinin kritik olduğu elektrikli araçlarda önemli avantaj sağlıyor.
Amaç sürekli daha büyük bataryalar kullanmak değil.
Amaç, teknenin ihtiyaç duyduğu enerjiyi daha tasarım aşamasında azaltmak.
Navarc bu nedenle elektrikli sevki yalnızca bir güç sistemi tercihi olarak değil, gövde mimarisinden başlayan bütünleşik bir mühendislik problemi olarak ele alıyor.